507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar kanuna göre kurulan dernekler aralarında birlik ve dayanışma kurma ve kuruluşların gelişmesini sağlamak için 1952 yılında Eskişehir esnaf ve Sanatkar Dernekleri Birliğini kurmuşlardır. 

Sicil işlemleri 1984 yılında başlamıştır. Esnaf Sicil işlemleri başladığında daha önceden esnaf olup esnaflığı tescil olmayan 17000 dernek üyesi Esnaf Siciline kayıt yaptırmıştır. 4 Ağustos 1964 tarihinde yürürlüğe giren 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar kanunu bu tarihten günümüze kadar geçen yaklaşık 35 yıllık uygulama süresi içerisinde yapılan düzenlemelerle günün şartlarına göre yenilenmiştir. 

1991 yılında kanunda yapılan değişiklikle dernek sözcüğü oda olarak değiştirilmiştir. Buna göre Esnaf ve Sanatkarlar Dernekleri Esnaf ve Sanatkarlar Odası ünvanını, Esnaf ve Sanatkarlar Dernekleri Birlikleri ise Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ünvanını almıştır. 1986 yılında çıkarılan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimini kanununa göre kanun kapsamına alınan mesleklerle ilgili olarak ihtisas odaları kurulmuştur. 

Birliğimizin ilk kurucu Başkanı Veli EKMEKÇİOĞLU'dur. Sırası ile Orhan ERDEN, Hilmi ÖZTÜRK, Saadettin MAHSUNLAR, Mustafa TÜRKANIK, Şaban ERENTÜRK, Nejat BANAZ, Mehmet ELASLAN ve Mürsel Ali Yüksel YÜZÜGÜLLÜ Birlik Başkanı olarak görev yapmışlardır. 2005 yılından itibaren Ekrem Birsen Eskişehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığını yürütmektedir. 

Eskişehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği her zaman esnaf ve sanatkarın yanında olmuştur. Esnaf ve Sanatkara Bilgisayar donanımlı ve uzman kadrosuyla hizmet vermektedir. Avrupa Birliğine girme konusunda yoğun bir çalışmanın gösterildiği gönümüzde mesleki eğitimin önemini bilen Eskişehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği esnaf ve sanatkarın mesleki eğitim için ihtiyaç duyulan programları uygulamaktadır...

ESKİŞEHİR ESNAF VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİ 

Eskişehir'de kurulan esnaf ve sanatkârlar odalarının, aralarındaki dayanışmayı temin etmek ve bu odaların il genelinde işbirliği ve ahenk içerisinde çalışmalarını ve gelişmelerini sağlamak ve Eskişehir ilinin esnaf ve sanatkârlarını temsil etmek amacıyla kurulu bulunan kamu kurumu niteliğinde bir kuruluştur. 

Birlik yönetim kurulunun görev ve yetkileri şunlardır:

1 - Birlik islerini mevzuata ve genel kurul kararlarina uygun olarak yürütmek. 
2 - Bakanlik ve Konfederasyonca mevzuat geregi verilecek görevleri yerine getirmek. 
3 - Yeni dönem çalisma programi ile bütçeyi, bilanço ve gelir ve gider tablolarini hazirlamak ve genel kurula sunmak. 
4 - Odalarin çalismalarinin mevzuat ve oda ana sözlesmesi esaslari içinde yürütülmesini saglamak üzere gerekli görülecek zamanlarda, islemlerini incelemek ve alinmasi gerekli tedbirler hakkinda bildirimde bulunmak. 
5  - Odalar hakkinda lüzumlu bilgilerin Bakanlik e-esnaf ve sanatkâr veri tabaninda düzenli olarak tutulmasini saglamak ve resmî dairelerin bu husustaki isteklerini yerine getirmek. 
6 - Odalarin gelismesini saglamak, ihtiyaç ve güçlüklerini gidermek için gerekli tedbirleri almak, bu konuda resmî ve özel merciler nezdinde tesebbüslerde bulunmak, genel meslekî menfaatlerini ilgilendiren konularda adli ve idari yargi mercileri önünde birlik baskani marifetiyle birligi temsil etmek. 
7  - Odalarda ve odalar arasinda çikan olumsuzluk ve anlasmazliklarla ilgili olarak düzenlenen raporlari incelemek ve konuyu çözüme kavusturmak. 
8 - Odalarin, kurulus amacini gerçeklestirmeye yönelik gayrimenkul ve her türlü tasit alim ve satimi ile ödünç para alinmasi; sirket, vakif ve kooperatif kurma ve kurulu bulunanlara katilma yönündeki taleplerini incelemek ve karar vermek. 
9 - Resmî ve özel merciler tarafindan istenecek temsilciyi atamak ve görevlendirmek. 
10 - Genel sekreter ve diger personelin atama, terfi, cezalandirma ve görevlerine son verilmesine karar vermek ve personele ait bilgileri Bakanlik e-esnaf ve sanatkâr veri tabaninda güncelleyerek takip etmek. 
11 - Çalisma bölgesi içindeki meslekî teamül, gelenek ve uyulmasi zorunlu meslekî kararlari kendi görüsü ile birlikte Konfederasyona iletmek. 
12 - Birlik katilma payinin ve kayit ücretinin üye odalardan elektronik ortamda tahsilini saglamak. 
13 - Esnafin isyeri açmasi, kapatmasi veya meslek degistirmesi ile ilgili islemlerin Bakanlik e-esnaf ve sanatkâr veri tabanindan takibini yaparak sicil islemlerinin yerine getirilmesini saglamak. 
14 - Odalardan gelen esnaf ve sanatkârlara ait sikâyetleri incelemek ve neticelendirmek ya da gerek görülmesi halinde konuyu Konfederasyona intikal ettirmek. 
15 - Illerde, esnaf ve sanatkârlarin müsterileriyle iliskisinde ortaya çikan uyusmazliklarda, konu hakem heyetlerine intikal ettirilmis ise bu hakem heyetlerine üye görevlendirmek. 
16 - Üyesi olan odalara, bu odalarin mevcut üyelerine ve esnaf ve sanatkârlik faaliyetine yeni baslayacak kisilere danismanlik hizmeti vermek. 
17 - Üye odalardan gelen yil sonu bilanço ile gelir ve gider cetvellerini incelemek, odalara yol gösterici tavsiyelerde bulunmak ve 15 inci maddenin (c) bendine göre degerlendirmek; bilanço ve gelir ve gider hesap cetvelini subat ayi sonuna kadar, genel kurul evrakini ise genel kurulu takip eden on gün içinde Konfederasyona göndermek.


Ahilik felsefesi, temelleri 12’nci yüzyılda Kırşehir’de atılmış, daha sonra tüm Anadolu’ya yayılmış, izleri bugüne kadar süregelmiş kültürel, sosyal ve ekonomik bir oluşumdur. Ahilik kurumu mistik bir yol, bir tarikat olmaktan ziyade sosyal ve ekonomik yönden işleyen ve siyasal, askeri ve kültürel yönleri de bulunan bir toplum düzenidir. Ahilik, aynı zamanda sosyal hayat kadar ekonomik hayatı da yönlendiren ve günümüz koşullarında bile birçok ülkede gerçekleştirilememiş, adaletli, verimli ve son derece güzel bir sistemi Türk toplumuna kazandırmış bir KÜLTÜR'dür. 

Ahilik, 13-19’uncu yüzyıllar arasında Anadolu’da yaşayan halkın sanat ve meslek alanında yetişmelerini sağlayan, onları ahlaki yönden geliştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir.Ahilik, iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir. 

Esnaf ve sanatkâr camiasının tarihine baktığımızda “Ahilik” ile “Fütüvvet”in önemli bir yer tuttuğunu görürüz. Çünkü bu iki kurum ve düzen çok uzun yıllar Osmanlı toplumunun belirleyici öğeleri olmuştur. Kimi araştırmacılar, Ahiliğin kökenlerini, Doğu’da özellikle Araplar arasında gelişmiş olan Fütüvvet Teşkilatına dayandırırlar. Ancak yine de Ahiliğin Fütüvvetten bir hayli değişik, Anadolu Türklerine özgü bir kurum olduğunda birleşirler. 

Anadolu’nun Türklerin ikinci anayurdu haline gelişi 11’inci yüzyılın ikinci yarısındadır. Asya’dan göç eden sanatkar ve tüccar Türklerin yerli tüccar ve sanatkârlar karşısında tutunabilmeleri ve yaşayabilmeleri, aralarında bir örgüt kurmalarını gerektirmiştir. Ayrıca Türkler bu örgüt yardımıyla, sağlam, dayanıklı ve standart mal üretebileceklerini düşünmüşlerdir. İşte bu zorunluluk, dini - ahlaki kuralları fütüvvetnamelerde zaten mevcut olan esnaf ve sanatkârlar dayanışma ve denetim örgütünün, yani Ahiliğin kurulması sonucunu doğurmuştur. Öte yandan, deri işçilerinin ve Ahiliğin piri olan Ahi Evran’ın Anadolu’ya gelişi de bu tarihlere rastlamaktadır. 

Ahlakla sanatın uyumlu birleşiminden oluşan ahilik, örgüt olarak Anadolu’da 13’ncü yüzyılda Ahi Evran tarafından kurulmuştur. 

Ahi kelimesi de Arapça’dır ve “kardeş/ kardeşim” demektir. Ancak bazı araştırmacılar, Ahi sözcüğünün Türkçe’de cömert, eliaçık, yiğit anlamına gelen “akı” sözcüğünden geldiğini ileri sürmektedirler. Anadolu’da Türk kurum ve terimlerinin fazlalaştığı bir dönemde “akı”nın, Arapça “kardeşim” anlamına gelen “ahi”ye dönüştüğü sanılmaktadır. Ahi Evran tarafından Anadolu’da 13’ncü yüzyılda kurulan Ahilik, belli kurallara bağlı olarak faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar birliğini ifade etmektedir......